29 Ağustos 2008 Cuma

Hakkımızda çıkanlar www.siyasetinsesi.com




07 Şubat 2008
"Karagöz Şiir Temaşa" Gümbür Gümbür
Bazı dergiler ilk sayılarından nerede duracaklarını açık ederler. Karagöz birinci sayısıyla gümbür gümbür bir yerde durdu, duracak. Gürültü patırtı değil gümbür gümbür. Galiba yayınevinde de dergi kalmamış. İlk sayı yok satacak; satmasa da gümbür gümbür satsa da... Hakan Şarkdemir Karagöz'ün yayın yönetmeni. Serkan Işın ve Osman Özbahçe'nin dergi yönetiminde kallavi yerleri var. Olsun da... Çünkü bu adamlardan sahici iş çıkıyor. Kökler'in Türk Edebiyatındaki yerini erbabı bilir. Kökler tecrübesine ciddi bir yayınevi desteği ve güçlü şair ve yazaların kişisel tecrübeleri eklenmiş görünüyor Karagöz'de... İçeriğinden uzun uzadıya bahsetmiyeceğim. Gerek yok. Herkes arayıp bulacak nasılsa Karagöz Şiir Temaşa dergisini. Bulmayan dergisiz kalacak, kalsın da... Özbahçe'ye sordum, dergi şu halde ikinci baskı yapacak mı, diye. Hayır, dedi. Bence yapmalı. Konya'da bireysel dağıtım bende. Ben de bütün bana gelen dergileri Nun Kitap Cafe'ye bıraktım. Nasılsa gençlerden edebiyat severlerin büyük çoğunluğu bu mekanın müdavimi. Öteki kitapçılara bırakmadım, bırakmayı da düşünmüyorum. Merdiven Şiir dergisinden bir çok kitapçıya bırakırdım önceleri. Kitapçılar genelde dergilerimi ya kaybettiler ya da ödemelerde sorun çıkarttılar. Bu tecrübe ile Nun Kitap Cafe'nin başkalığına inanıyorum. Alptekin, bu yükü tümüyle üzerimden alıyor sağolsun. Zaten kimlere mecburen satması gerektiğini de biliyor. Tarafımdan işaretli arkadaşlar da kendilerini nasıl imlediğimi, onlara nasıl bellilik attığımı çok iyi bilirler. Ayrıca Karagöz yayınevi üzerinden NT mağazaları ve başka bir kaç kitapçıya da ulaşmakta. Nun'da bulamayan en bilineniyle NT Mağazalarına bakarlarsa kaybetmeyecekler sonuçta. Türk şiirinde önemli bir durak olacak Karagöz. Bunu hep birlikte göreceğiz; gümbür gümbür... İster inanın isterseniz Latife Tekin'in içindeki bin yıllık koca karıya inanın. Bana ne... Bu arada benim genç dostlarım için ödev vermem gerekiyor izninizle: Arkadaşlar derginin İlahiyat, Edebiyat, İletişim, Sosyoloji gibi bölümlerin panolarında tanıtım afişlerini görmek istediğimi biliyor muydunuz? Bilmiyorsanız öğrendiniz. Hadi iyi Karagöz'ler...

02 Ağustos 2008 Cumartesi

Hakkımızda çıkanlar

http://kainatamektup.blogspot.com/2007/01/nun-kitap-kahve.html

http://samiyaylali.com/tag/ismet-ozel/

http://www.merhabagazetesi.com.tr/eski/arsiv/2007/01/05/g26.htm

Basında Biz; Memleket Gazetesinden





Murat Güzel
mmguzel@memleket.com.tr
Sohbet kültürü kaybolacak mı?
2006-07-06 17:40:56
1980’lerin başlarından 90’lara dek Çıkrıkçılar İçi’nde meşe kömürüyle çay yapan Ateş Çayocağı’nın Konyalı aydınların, akademisyenlerin, üniversite öğrencilerinin buluşma mekanları arasında önemli bir yeri vardır. Defalarca yer değiştirmesine karşın eski tiryakilerini kendine çekmeyi sürdüren çay ocağı artık yok. Onun yerini Zafer Buluş, Buhar, Nasip, Erciyes, Akdeniz, Karadeniz gibi esnaf çay ocakları aldı. Genellikle Konyalı işsizlerin, öğrencilerin, boş vakti çok olanların, boş gezenin boş kalfalarının ya da Konya’da iş kovalayan Kayserili, Aksaraylı, Niğdeli yapı ustalarının, müteahhitlerin takıldığı bu tür esnaf çay ocaklarına Konyalı okumuşların pek rağbet etmediği de söylenebilir.
Sonuçta Konyalı okumuşlar, edebiyatçılar oturup sohbet edecekleri, dertleşecekleri, fikir teatisinde bulunacakları mekânları kitapçılar olarak kendiliğinden seçmek zorunda kaldılar uzun süre. Abdullah Harmancı, Akif Kuruçay’larla sözgelimi ben kitapçılar sayesinde tanıştım. Enes Kitap Sarayı’nın, Çizgi Kitabevi’nin, Kitap Dünyası’nın bu anlamda Konya kültüründe önemli mekânlar olduğunu düşünüyorum.
Şimdilerde Çizgi Kitabevi’nin ve Çizgi Kitabevi Yayınları’nın sahibi Uluırmaklı Ömer Arlı sadece yayıncılık yapmak amacıyla kitabevini tasfiyeye yönelik çeşitli çalışmalar içinde. Yüzde elli indirimle Çizgi’den kitap alabiliyorsunuz. Okurların bu kampanyaya rağbet gösterdiğini ise aradığınız kitapları bulamayışınızdan anlayabilirsiniz.
Gelmek istediğim konu buna rağmen biraz farklı: Kitabevleri haricinde son yıllarda Konya’da ihtiyaç duyulan kültürel mekân ve etkinlik sayısında gözle görülür bir artış var. Önceden kitapçılarda buluşup sohbet eden edebiyatçı, akademisyen, yazar, çizer, kültür adamı ve aydınların artık rahatlıkla çaylarını yudumlayabilecekleri, sohbet edebilecekleri, yeni sohbet arkadaşları edinebilecekleri mekânların sayısı çoğalıyor. Nun Kitap-Kafe ve Enes Kitap-Kafe bunlardan ikisi. Nun Kitap-Kafe’yi biri SÜ Tarih mezunu, diğeri SÜ Fizik’te öğrenci iki arkadaş ideallerine uygun bir tarzda Konya kültür dünyasına kazandırmışlar. Nihat Genç ve Hakan Albayrak, Eğitim Bir-Sen Konya Şubesi’nin düzenlediği etkinlik kapsamında konferansa geldiklerinde gitmek nasip oldu bu kafeye. Ortamın sıcaklığını hemen hissediyorsunuz. Ahmet’in getirdiği çayı yudumlarken raflardaki kitaplardan birine uzanıp okumaya da başlayabilirsiniz bir anda. Kitabı yıpratmadıkça kimse size bir şey demez.
Nun Kitap-Kafe, pek yakında şiir sohbetleri başlatacak. Ben bunu şimdiden duyurmuş, belki böyle bir etkinlik için Nun Kitap-Kafe yetkililerini icbar etmiş olayım. Çünkü projeler sözde kalmamalı.
Enes Kitap-Kafe ise bu anlamda Nun Kitap-Kafe’ye göre daha yeni ve daha, nasıl söyleyelim, resmi bir mekân. Geniş katılımlı kültürel etkinliklerin icrasına ise daha uygun. Yeni kurulan BİLKAD’ın Çarşamba Söyleşileri bu mekânda icra ediliyor sözgelimi. Her hafta üniversiteden iki akademisyenin uzmanı oldukları konularda karşılıklı yaptıkları ve katılımcıların sorularına da açık söyleşiler, hem format hem anlayış hem de verim bakımından kapalı kapılar ardında sürdürülen “beyin fırtınaları”nı aratmıyor.
Ayrıca Çınar Derneği’nin düzenleyeceği ve gazetemiz yazarı Kasım Yazıcı hocanın ön ayak olacağını bildiğimiz konferanslar dizisi de başlıyor. Takvimi henüz belli olmayan bu etkinlikler dizisini de yeri geldikçe size duyurmaya çalışacağım.
Şimdi gelelim Konya kültürüne muazzam katkılar yapan TYB Konya Şubesi ile Konya Aydınlar Ocağı’nın programlarına. Her ne kadar TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, farklı kanallardan bana sitem ve tarizlerini iletse de, TYB’nin etkinliklerini en fazla önemseyen kişilerden biri olduğum hususu açıktır. Bu Cumartesi Hadimli Sinema Yönetmeni Nurettin Özel’in “Beyaz Perdenin Büyüsü” başlıklı söyleşisini kaçırmayın derim.
Konya Aydınlar Ocağı’nın mutad Sille Salı Sohbetleri’ne katılamıyorum. Sebebi, programların düzenlenme biçimi ve içeriğinden çok, Sille’den Şeyh Şamil’e dönüş yolunun benim gibi “arabasız” biri için epey uzun ve zahmetli oluşu.
Fakat bu sohbetlere katılmamanın önemli bir eksiklik olduğunu da biliyorum. Eğer imkânınız ve değerli vaktiniz varsa bence bu sohbetlere katılın. En azından benim gibi katılamayanlara anlatabileceğiniz, onları da faydalandırabileceğiniz değerli bilgilere ulaşırsınız.
Bütün bu mekan ve etkinliklere bakınca Konya’nın geleneksel sohbet kültürünün gelecek kuşaklara da aktarılacağına olan inancım kuvvetleniyor. Bize tevarüs etmiş “söz”ü bizden sonrakilere devredebilmenin en ucuz ve kolay yolu budur kanaatimce.
Hem hiç olmazsa, gerçek “üniversite”nin ne olduğunu da anlamış oluruz. İlim ve irfanın sadece sözde bilimsel çalışmalarla edinilemeyeceğini, bu alanın, uzmanlık gerektiren hususlar hariç, bütün kamuya açık olduğunu da öğrenecek bazılarımız.
Fransız aydınlanmasının les philosophès’unun yetiştiği mekânların da bu tür yerler olduğunu kavrayacaklar. Paramiliter güçlerle değil, halkla, şehirlilerle bir arada duran aydınları niye daha çok sevdiğimiz de böylece ortaya çıkacak. Muhtemel bir Türk aydınlanmasının (geçmişte böyle bir aydınlanma yaşanmadı, Server Tanilli’ye inanmayın!) ana yatağını bu tür mekan ve etkinlikler gösterecek hepimize.

Basında Nun Kitap Cafe; Merhaba Gazetesinden


Kürşat AZILIOĞLU'nun kaleminden...
http://www.merhabagazetesi.com.tr/eski/arsiv/2006/06/05/yanki.htm


Nun kitap cafe Kahve kültürü diye tabir edilen ve benim cahili olduğum bir kavram vardır; yoğun nikotinle uyuşmuş beyinler, fabrika bacasını andıran sigara dumanı altında, kalitesiz bir kasetçalardan işitilen müzik eşliğinde birtakım oyunlarla zaman öldürürler.Günümüz de kahvehaneler (kıraathane) modernize olmuş ve günümüz gereksinimleri ile tekrar yorumlanarak ‘cafe’ kavramı oluşturulmuştur.Bu tarz mekânlarda hedef kitleye yönelik müzik yayını ve iç mimari dikkati çekmektedir.Ders saatinde bu tür mekânlarda okulu kırmış birçok genç görmek mümkündür. Her mekânı aynı kategoriye koymak biraz acımasızca olacaktır ancak, bu tür yerlerde genelde seviyesiz bir atmosfer mevcuttur. Şüphesiz bu, Konya’da ki her cafe böyledir demek değildir. Geçenlerde dostum Ahmet Musa Koç, beni yeni bir mekânla tanıştıracağını söylediğinde, ben yine bu tarz önyargılı düşünceler asabiyle, gitmekte biraz isteksiz davranmış ancak dostları kıramayaraktan Rampalı Çarşı’nın biraz aşağısında Doğan Çanta’nın karşısında yeni açılan ‘Nun’ kitap cafeye misafir olmuştum.Burası sakin ortamı, yalın ve dingin dekorasyonu, ferah mekânı ile hemen dikkatimi çekmeyi başarmıştı.Modern kavramını günümüz yerelliği ile yorumlamış hoş bir mekân olarak göze çarpıyordu. Sigarasız odalarının da bulunduğu bu kitap cafede, demli çayınızın eşliğinde istediğiniz kitabı okuyabilir, güncel dergileri ve gazeteleri takip edebilir, sıkıldığınızda hiç çekinmeden sohbetin güzel olduğu bir masaya sandalye çekebilirsiniz.Burada çayınız bittiği zaman başınızda biten garsonlar yok, sürekli değişen hesap fişi de yok, kalitesiz müzikle başınızı şişiren dev hoparlörde yok…Kitapların eşsiz, kağıt ve mürekkep kokusundan başka, ince belli bardaklarda ikram edilen nefis çayın kokusu var.Burası ilk gördüğüm kitap cafe değil fakat, samimi havasıyla en beğendiklerim arasına girmeye aday.Bu mekânı Konya’ya kazandıran genç girişimci arkadaşları kutlamak gerekir doğrusu. Konya’ya ihtiyacı hissedilen bir mekân kavuşturdular.Buranın ticari bir amaç güdülmeden açıldığı ortada, işte bu samimiyet de birçok müşteri çekeceğe benziyor zaten…Burası açılalı kısa bir zaman olmasına rağmen şimdiden buranın müdavimlerinin oluştuğunu söylemek mümkün…Sizde, şehrin yoğun ve bunaltıcı atmosferinden kurtulup yine şehrin içinde soluklanmak ve kitapların dünyasında eşsiz düşüncelere dalmak isterseniz bu mekân ideal olmaya aday bir yer…